İletişim

MEF Üniversitesi

Huzur, Maslak Ayazağa Cd. No:4, 34396 Sarıyer/İstanbul, Türkiye

  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram

Abone Ol

© 2019 TEDxMEFUniversity

This independent TEDx event is operated under license from TED.

Bu bağımsız TED etkinliği TED lisansı altında düzenlenmektedir.

Ara

Sorumluluk İnsanın Doğasında

İlk insandan itibaren çıkagelmiş olan “var olabilme” yolunda dünyaya sayısız nesiller

geldi, yaşamını sürdü ve göçtü. Bunun yanı sıra bu döngü halen devam etmektedir.

Bizler de bu döngü içerisinde yaşam süremizi doldurmak için çaba sarf ediyoruz, bu

süreyi doldururken de amacımız dünya için bizden sonra gelecek olan nesillere

yaşanılabilir bir yer bırakmak. Peki sizce insanlar yaşamlarının her boyutunda

gerçekten içten ve sağduyulu mu? Yoksa çıkar duygusuyla kuşanarak sorumsuz

bireyler olarak mı yaşıyor? Bana sorarsanız ikinci seçeneği tercih ederim. Hayır,

kesinlikle gaddar değilim bu seçim tamamıyla gözlemlerime dayanıyor. Nasıl mı?


Geçmişteki yaşantıları düşündüğüm zaman insanlar için yaşamın içindeki o eşsiz

cıvıltıları duyan, sayısız fotonlardan oluşan ışık ışınlarını gören, doğanın bize

armağan ettiği sonsuz nimetleri tadan, yaşadığı habitatın kokusunu sindire sindire

içine çeken ve neredeyse hayatımızın her anında birlikte olduğumuz nesnelerin

yapısına defalarca kez dokunan, kısacası beş duyu organını da tam manası ile

kullanan varlıklar olduğunu düşünürdüm. Fakat günümüz dünyasına baktığımda

düşüncelerime karşıt bambaşka bir ortam gözlemlemekteyim. 


En başında da dediğim gibi bir sonraki nesillere iz bırakmak için geldiğimiz dünyanın

içerisinde henüz “tabiat ana” karşısında bile kötümserlik duygumuzu saklayamıyoruz.

Hal böyleyken ihtiyaçları giderek değişen tüketim toplumu olarak, ihtiyaçlarını

karşılamak için doğayla olan bütünlüğümüzü yok sayarak ona zarar vermekten

kaçınmıyoruz. Doğanın bize verdiklerini bizden tekrar geri alacağını unutur gibi

yaşıyoruz. Oysa doğa, insandan üstün olandır ve bu hatalar dönülmez noktalara

ulaştığında gerekeni yapmayı çok iyi bilir.


Haydi hep birlikte bugünün dünyasında insanın beş duyu organını nasıl kullandığını

tasvir edelim. Günümüz insanları yaşanılan stresli toplumun hengamelerini duymak,

birbirinden yüksek kasvetli yapılarını görmek, organizması ile oynanmış pek lezzetli

(!) gıdaları tatmak, şehir hayatının egzoz ve baca dumanlarını solumak bunun yanı

sıra bilinçsizce diğer canlıların yaşamına dokunarak kendileri için biçilmiş olan yaşam

süresini tüketmeye çalışıyor. 


Bugünün dünyasına baktığımızda ise doğa bize verdiklerini henüz biz fark etmeden

geri almaya başlamış bile…


Peki ne yapmalıyız? 


Doğayı korumanın insan için bir bilinçten ziyade zorunluluk olduğunun farkına

varmalıyız. Bu yüzden er ya da geç tabiata saygı duymayı öğrenmeli ve bunun

bilincinde yaşamımızı sürdürmeliyiz. En azından bencillik duygusunu bir kenara

bırakarak bizden sonraki nesillerin yaşamı için gerekli çabayı göstermeliyiz. O halde

daha temiz, daha yeşil, daha canlı ve daha umutlu yarınları yaşamak dileğiyle…